Birbirinden güzel, Aşk sözleri, Anne baba - Mutluluk - Nefret - Sevgiliye Mesajlar atabilirsiniz.
Kapak olacak sözler.
''"Hiçbir zaman anlamadın. Ben sana kazanmak için gelmemiştim, 'beraberlik' yeterdi." - Engin 

Reklam

Kurban bayramının fazilet ve hassasiyeti hakkında derleme Ayet ve Hadislerden Bilir kişilerden derlenen güzel ilham verici ve bilgilendiren güzel özlü sözler içerir.

 

 Kurban Kesmenin Vucubiyeti ve Fazileti

(443) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘İmkanı olup da kurban kesmeyen kimse, bizim namazgahımıza yaklaşmasın!’ buyurdu.”

İbni Mace 3123, Hakim 2/389, Ahmed 2/321, Albânî Cami 6490

Kurban Kesmek Müslümanların Sünnetidir

(444) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Herkim kurbanını namazdan önce keserse, o ancak kendi nefsi için et kesmiş olur. Herkim de namazdan sonra keserse, o kurban kesme ibadetini tam yapmış ve Müslümanların sünnetine isabet etmiş olur’ buyurdu.”

Begavi 1113, Buhari 5617

Kurban Keserken Allah’ın İsmini Anıp Tekbir Getirmek

(445) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber Kurban bayramına şahid oldum. Hutbesini bitirince minberden indi. Ona bir koç getirildi, Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onu:

‘Bismillahi Vallahu Ekber Haza Anni ve Ammen Lem Yudahhi Min Ümmeti’ dedi ve kendi eliyle kesti.”

Ebu Davud 2810, Tirmizi 1521, Ahmed 14901

(446) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki tane alaca koç kurban etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i ayağı kurbanlarının yan taraflarına basılı Allah’ın ismini anıp tekbir getirerek onları kendi eliyle keserken gördüm.”

Buhari 5627, Müslim 1966/17, Ebu Davud 2794, Nesei 4399, Tirmizi 1494, İbni Mace 3120, Begavi 1119, İbni Hibban 5900, Ahmed 3/99, Albânî İrva 1137

Kurban Keserken Hayvana Eziyet Vermemek!

(447) Şeddad bin Evs (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den iki şey ezberledim.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Allah her şeye karşı iyi muameleyi yazmıştır. Bu sebeple öldürdüğünüz zaman güzellikle öldürün! Keseceğiniz vakit güzel kesin! Her hangi biriniz hayvan keseceği vakit bıçağını bilesin ve güzel keserek kestiği hayvanı rahatlatsın!’ buyuruyordu.”

Müslim 1955/57, Ebu Davud 2815, Nesei 4417, Tirmizi 1409, İbni Mace 3170, İbnu’l-Carud 839, İbni Hibban 5883, Begavi 2873, Ahmed 4/123, 124, Albânî İrva 2231

Kurbanın Bayram Namazından Sonra Kesileceği!

(448) Bera bin Azib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban bayramı günü namazdan sonra bize hutbe irad etti ve:

‘Herkim bizim namaz kıldığımız gibi namaz kılar, bizim kurban kestiğimiz gibi kurban keserse şüphesiz ki o kimse kurban ibadetini yerine getirmiştir! Herkim de kurbanını namazdan önce kesmiş ise o et için kesilmiş koyundur’ dedi.

Bunun üzerine Ebu Burde bin Niyar (Radiyallahu Anh) ayağa kalktı ve:

−Ya Rasulallah! Vallahi ben kurbanımı namaza çıkmadan önce kestim. Onu keserken bu günün yeme ve içme günü olduğunu bildiğim için acele ettim. Onun etinden kendim yedim, aileme ve komşularıma da yedirdim dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘O et için kesilen koyundur’ buyurdu.

Ebu Burde (Radiyallahu Anh):

−Benim yanımda yaşını doldurmamış bir oğlak var, o iki koyunundan daha hayırlıdır, o bana kurban olarak yeterli midir? dedi.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘Evet, senin için yeterlidir. Ancak senden sonra hiç kimseye yeterli olmayacaktır!’ buyurdu.”

Ebu Davud 2800, Buhari 5625, Müslim 1961/5, Nesei 1562, 4407, Tirmizi 1508, Darimi 2/80, İbnu’l-Carud 908, Beyhaki 9/276, Ahmed 3/281, 282, Albânî İrva 1154

(449) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Herkim kurbanını namazdan önce keserse, o ancak kendi nefsi için et kesmiş olur. Herkim de namazdan sonra keserse, o kurban kesme ibadetini tam yapmış olur’ buyurdu.”

Buhari 5617, Müslim 1961/5, Ebu Davud 2800, Nesei 4407, Tirmizi 1508, Darimi 2/80, İbnu’l-Carud 908, Beyhaki 9/276, Begavi 1113, Ahmed 4/281, Albânî İrva 1154

Kurban Olacak Hayvanların Yaşları

(450) Asım bin Kuleyb babasından rivayet ederek şöyle dedi:

“Biz Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ashabından Beni Süleym’e Kabilesine mensup Mucâşi denilen bir adamla beraber bulunuyor idik. O bize şöyle tahdis etti:

Koyun çok az bulunuyordu Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir münadiye emretti de münadi:

Şüphesiz ki Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘El-Cezea Es-Seniyyenin kifayet ettiği şeye kifayet eder’ buyurdu diye nida etti.”

Ebu Davud 2799, Nesei 4395, İbni Mace 3140, Beyhaki 9/270, Albânî İrva 1146

Not: Kurban olacak hayvanların yaşları, yukarıdaki hadiste iki ifadeyle gelmiştir: El-Cezea ve Es-Seniyye.

Es-Seniyye: Deveden beş yaşını bitirmiş altı yaşına girmiş devedir.

Sığırdan üç yaşını bitirmiş dört yaşına girmiş sığırdır.

Koyundan iki yaşını bitirmiş üç yaşına girmiş koyundur.

El-Cezea: Deveden dört yaşını bitirmiş ve beş yaşına girmiş devedir.

Sığırdan iki yaşından üç yaşına kadar sığırdır.

Koyundan yaşını bitirmiş yahut bitirmek üzere olan koyundur.

Keçiden bir yaşını bitirmiş iki yaşına girmiş keçidir.

SonuçDeve kurban edecek kimseler beş yaşına girmiş bir deveyi kurban edebilirler.

Sığır kurban edecek kimseler üç yaşına girmiş bir sığırı kurban edebilirler.

Koyun kurban edecek kimseler, yaşına girmiş veya yaşına yaklaşmış bir koyunu kurban edebilirler.

Keçi kurban edecek kimseler, iki yaşına girmiş bir keçiyi kurban edebilirler.

Kurbandan Hiç Bir Şeyin Kasaba Verilmemesi!

(451) Ali bin Ebi Talib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurbanlıklarına nezaret etmemi etlerini, derilerini ve çullarını tasadduk etmemi; kasaba bunlardan bir şeyi ücret olarak vermememi bana emretti ve:

‘Biz ona kesim ücretini kendi yanımızdan veririz!’ buyurdu.”

Müslim 1317/348, Buhari 1625, Ebu Davud 1769, İbni Mace 3099, İbnu’l-Carud 483, Darimi 2/74, Beyhaki 9/294, Ahmed 1/79123, Albânî İrva 1161

Kurban Kesecek Kimse Zilhicce Ayı Girdikten Sonra Saçını, Tırnağını ve Vücudundaki Kılları Kesemez!

(452) Said bin El-Müseyyeb şöyle dedi:

“Ümmü Seleme (Radiyallahu Anha)’yı işittim şöyle diyordu:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:

‘Herhangi birinizin keseceği kurbanlık hayvanı varken Zilhicce ayının hilali görülürse artık o kimse kurbanını kesene kadar vucudundaki kıllardan, saçından ve tırnaklarından hiçbir şeyi almasın!’ buyuruyordu.”

Müslim 1977/42, Nesei 4373, 4376, İbni Mace 3149, 3150, Beyhaki 9/266, Ahmed 26536

Kurban Olması Caiz Olmayan Hayvanlar!

(453) Bera bin Azib (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) aramızda ayağa kalktı ve parmaklarıyla işaret ederek Benim parmaklarım ve parmak uçlarım onun parmaklarından ve parmak uçlarından daha kısadır. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Dört şey kurban olmaz.

1) Körlüğü iyice belli kör hayvan,

2) Hastalığı iyice belli hasta hayvan,

3) Topallığı iyice belli topal hayvan ve

4) İliği gidecek kadar kemiği kırılmış hayvandır’ buyurdu.”

Ravi Ubeyd, Bera bin Azib (Radiyallahu Anh)’a:

−Ben dişteki noksanlığı kerih görüyorum dedim.

Bera bin Azib (Radiyallahu Anh):

−Kerih gördüğünü bırak kurban etme, ancak kendi kerih gördüğün şeyi de başkalarına haram etme! dedi.

Ebu Davud 2802, Nesei 4381, Tirmizi 1497, İbni Mace 3144, İbnu’l-Carud 907, Begavi 1123, Tayalisi 740, Malik 2/482, Ahmed 18535, Albânî İrva 1148

Sığırı Yedi Deveyi On Kişi Ortaklaşa Kesebilir

(454) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile bir seferde beraber idik. O esnada kurban bayramı girdi. Biz sığırda yedi, devede on kişi ortak olduk.”

Nesei 4404, Tirmizi 905, İbni Mace 3131

– Kişinin Hanımı İçin Kurban Kesmesi Caizdir

(455) Aişe (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

“…Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hanımlarının namına sığır kurban etti.”

Müslim 1211/119, Buhari 397, Humeydi 206, Ebu Davud 1782, İbni Mace 2963, İbni Hibban 3834, İbni Huzeyme 2936, Beyhaki 1/308, Begavi 1913

– Kurban Etini Üç Günden Fazla Bekletmek

(456) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban etini üç günden fazla saklamayı yasakladı! Daha sonra onu yememize ve saklamamıza ruhsat verdi. Ebu Said (Radiyallahu Anh)’ın kardeşi Katâde bin Nu’man (Radiyallahu Anh) yolculuktan geldi. Ona kurban etinden yapılan kadîd yemeği sundular.

Katâde (Radiyallahu Anh):

−Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kurban etini üç günden sonraya bırakmayı yasaklamış değil miydi? dedi.

Ebu Said (Radiyallahu Anh):

−Kurban etini saklama hususunda yeni bir iş gelişti. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi kurban etini üç günden daha fazla saklamaktan men ediyordu. Sonra onu yememiz ve saklamamız hususunda bize ruhsat verdi.”

İbni Hibban 5926, Nesei 4440, Ebu Yağla 997, Ahmed 3/23

– Kurbanın Karnından Çıkan Cenin Yenebilir!

 

(457) Ebu Said el-Hudri (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e kesilen hayvanın karnıda bulunan yavruyu sordum?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Dilersenin onu yiyiniz’ buyurdu.

Müsedded’in rivayetinde dedik ki:

−Ya Rasulallah! Biz deve kesiyoruz, sığır ve koyun kesiyoruz, onun karnında küçük yavru buluyoruz onu atalım mı, yoksa yiyelim mi?

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

−‘İsterseniz yiyebilirsiniz. Onun kesilmesi annesinin kesilmesinden ibarettir’ buyurdu.”

Ebu Davud 2827, Tirmizi 1376, İbni Mace 3199, İbni Hibban 5889, İbnu’l-Carud 900, Darimi 2/84, Begavi 2789, Tabarani Mucemu’l-Kebir 3631, Abdurrezzak 8642, Ahmed 3/39

 

Cundub b. Sufyan (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:
Kurban bayramı günü Hz. Peygamber (a.s.) ile beraber hazır bulundum. Namazı kıldı, namazı bitirip de selam verince, namaz bitmeden önce kesilmiş olan bazı kurban etleri ile karşılaştı. Bunun üzerine: “Kim namazdan önce kurbanını kestiyse onun yerine bir kurban daha kessin. Kim kesmemiş ise besmele ile kessin” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3621

Berâe (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:
Dayım Ebu Bürde kurbanını namazdan evvel kesti. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.): “Senin bu koyunun yalnız et içindir” buyurdu. Ebu Burde: “Ey Allah’ın Resulü! Bende bir keçi oğlağı var” dedi. Hz. Peygamber: “Onu kurban et. Fakat senden başkasına yaramaz” buyurdu. Sonra da şunları ilâve etti: “Her kim namazdan evvel keserse ancak kendi nefsi için kesmiş olur. Her kim namazdan sonra keserse kurbanı tamam olmuş ve müslümanların sünnetine uymuş olur.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3624

Enes (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (a.s.) kurbanın birinci günü: “Her kim namazdan evvel kurbanını kesmiş ise iade etsin” buyurdu. Bunun üzerine birisi kalkıp: “Ey Allah’ın Resulü! Bu, et yeme arzu edilen bir gündür” dedi de komşularının ihtiyacından bahsetti. Bunun üzerine Hz. Peygamber kendisini tasdik eder gibi oldu. O kişi: “Bende bir oğlak vardır ki bence et için kesilen iki koyundan daha iyidir. Onu (kurban olarak) keseyim mi?” diye sordu. Hz. Peygamber da ona müsaade etti. Ben onun aldığı bu müsaadenin başkasına ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum. Hz. Peygamber iki koç kesti. Ardından insanlar küçük bir koyun sürüsüne doğru gidip sürüyü aralarında taksim ettiler yahut parçalara ayırdılar.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3630

Ukbe b. Âmir’in (r.a.) haber verdiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.), ona sahabelere vekaleten taksim etmek üzere bir koyun sürüsü vermişti. (Ukbe de bunları taksim ettikten sonra) geriye bir oğlak kalmıştı. Ukbe bunu Hz. Peygamber’e söylediğinde: “Onu da sen (Ravi Kuteybe arkadaşlarına dağıtmak üzere) kurban et” buyurmuştur.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3633

Enes (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:
Hz. Peygamber (a.s.) aklı karalı alaca ve boynuzlu iki koç kurban etti ve bunları kendi eliyle kesti. Keserken de ayağını onların yanlarına basıp besmele çekti ve tekbir getirdi.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3635

Rafi’ b. Hadîc (r.a.) şöyle rivayet etmiştir:
Ben: Ey Allah’ın Resulü! Yarın düşmanla karşılaşacağız. Halbuki yanımızda bıçak yok! diye sordum. “Hayvanın kendi kendine ölmemesi için acele davran. Kesim bol kan akıtan bir şeyle yapılır ve üzerine Allah’ın adı anılırsa onu ye. Yalnız dişle tırnak müstesna. Bunun sebebini anlatayım: Diş bir kemiktir (kesmez), tırnak ise Habeş halkının bıçağıdır” buyurdu. Rafi’ dedi ki: Biz bol deve ve koyun ganimetine nail olduk. Bu sırada develerden birisi kaçmıştı. Derken mücahitlerden bir kimse onu ok atıp vurdu da bu suretle hayvanı durdurdu. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.): “Bu hayvanlar vahşi hayvanlar gibi kaçıyorlar. Bunlardan herhangi biri kaçarsa işte böyle muamele ediniz” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3638

Ebu Ubeyd (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
Bayramda Ali b. Ebu Talip ile beraber bulundum. Ali hutbeden önce namazı kıldırdı ve hutbede: “Hz. Peygamber (a.s.) kurbanlarımızın etlerini (bekleterek) üç geceden sonra yemeyi bize yasakladı” dedi.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3639

İbn Ömer’in (r.a.) anlattığına göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Kimse kurbanının etini (bekleterek) üç günden sonra yemesin.”
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3641

Hz. Aişe’nin (r.ah.) rivayetinde
Abdullah b. Vakıd şöyle anlatır: Hz. Peygamber (a.s.) kurbanların etlerini üç günden sonraya (bırakıp) yemeyi yasaklamıştır. Abdullah b. Ebu Bekr de: Bu hususu Amre’ye andım o da bana Abdullah b. Vakıd doğru söylemiştir. Ben Hz. Aişe’yi şöyle derken duydum: Resulüllah zamanında bedeviden birçok kişi Kurban bayramına yakın Medine’ye doğru yavaş yavaş yürüyüp geldiler. Bunu gören Resulüllah “kurban etlerini üç gün tutabilirsiniz sonra kalanı dağıtınız” buyurdu. Bu yılı takip eden yılda sahabeler “ey Allah’ın Resulü birtakım insanlar kurbanlarından kaplar dolusu erzak ediniyorlar, kurban etlerinden yağ eritip biriktiriyorlar” dediler. Resulüllah: “İyi de bunu bana niçin söylüyorsunuz?” buyurdu. Sahabeler geçen sene kurban etlerinin üç günden sonra yenilmesini yasaklamıştın da ondan soruyoruz dediler. Resulüllah: “Ben o zaman ancak kütleler halinde yavaş yavaş akın edip gelen fakir bedeviden dolayı yasaklamıştım, şimdi kurban etlerinizi yeyiniz, birikiriniz ve tasadduk ediniz” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3643

Cabir (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
Hz. Peygamber (a.s.), kurbanların etlerini (bekleterek) üç gün geçtikten sonra yemeyi yasakladı. Bir zaman sonra ise: “Kurban etlerinizi yiyiniz, (kavurup) azık yapınız ve biriktiriniz” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3644

Seleme b. Ekva’nın (r.a.) naklettiğine göre:
Hz. Peygamber (a.s.) şöyle buyurmuştur: “Kim kurban keserse bayramın üçüncü gecesinden sonra evinde kurban etinden bir şey bulunduğu halde sabahlamasın” buyurdu. Ertesi seneye girdiğimiz zaman sahabeler: “Ey Allah’ın Resulü! Kurban etlerini geçen sene yaptığımız gibi mi yapacağız (yani dağıtacak mıyız)?” diye sordular. Hz. Peygamber: “Hayır (bu yıl yiyin, yedirin, azık da edinin) çünkü geçen sene halk arasında geçim zorluğu vardı. Bu sebeple kurban etlerinin halk arasında dağıtılmasını arzu ettim” buyurdu.
Sahih-i Müslim’deki hadis numarası: 3648

Ebu Hureyre (r.a.) şöyle anlatmaktadır:
Hz. Peygamber (a.s.): “İslâm’da fera ve atira yoktur” buyurdu. Ravi İbn Rafi’ kendi rivayetinde: Fera, hayvanın ilk doğurduğu yavrularıdır. (Cahiliyede müşrikler bu ilk yavruları putlarına) kurban ederlerdi, izahını ilâve etmiştir.

Kategoriler

#En çok okunanlar

© 2014 - 2017 İle İlgili Sözler- İzinsiz kopyalanamaz. ilgilisozler.net - güzel sözler -